Her hafta dünya çapında milyonlarca fincan kahve ve çay tüketiliyor. Bunların kalıntıları olan kahve telvesi ve çay yaprakları, çöp kutusuna ve oradan da fayda sağlamadan öylece yatan çöplüklere gidiyor. Üç Tayvanlı tasarımcı bu soruna farklı bir açıdan bakmaya karar verdi. Kompostlama veya başka bir geri dönüşüm yerine, bu atıkları mobilya, aydınlatma ve heykellere dönüştürüyorlar. Projenin adı "After the Last Sip" (Son Yudumdan Sonra) olarak belirlendi. Tasarımcılar Zhao-Chun Kung, Chin-Yu Lin ve Chen-Yang Chang, Londra'daki bubble tea dükkanlarından kullanılmış çay yapraklarını ve yerel kafelerden kahve telvesini topladılar. Toplanan atıklar kurutuldu, öğütüldü ve biyolojik olarak parçalanabilen PLA polimeri ile karıştırıldı. Elde edilen kompozit malzeme, robotik 3D baskı için temel oluşturdu. Her tasarımcı bu sıra dışı hammaddeyle çalışmaya kendi özgün yaklaşımını getirdi. Zhao-Chun Kung, şekli "çay" Çince karakterinden türetilmiş parametrik bir sisteme dayanan "CHA" adlı bir nesne yarattı. Chin-Yu Lin, "Undetermined Shore" adlı eserinde, jeolojik oluşumları andıran çok katmanlı yüzeyler oluşturmak için kahve telvesini kullandı ve bunu Tayvan'ın değişen kıyı şeridi imgesiyle ilişkilendirdi. Chen-Yang Chang ise "Nexus Bloom"da çay atıklarına, basılmış gibi değil de büyümüş gibi görünen akıcı, organik formlar verdi. "After the Last Sip" projesinin özelliği, tasarımcıların malzemenin kökenini gizlemeye çalışmamalarıdır. Aksine, görünen baskı katmanları, çay yaprağı ve kahve telvesi parçacıkları malzemenin doğasını vurguluyor. Bu, geri dönüştürülmüş malzemeleri sıradan gibi gösterme eğiliminden bilinçli bir sapmadır. Bu dürüstlük, günlük tüketim ve oluşan atık miktarı hakkında düşünmeye sevk ediyor. Proje, geri dönüştürülmüş malzemelerin kimliklerini kaybetmeden nasıl yeni bir değer kazanabileceğini gösteriyor. Yüzeylerdeki bir miktar deneysellik, kompozitler alanında devam eden araştırmalara işaret etse de, "After the Last Sip" sürdürülebilirlik şemsiyesi altındaki basit bir pazarlama taktiği olmaktan çok, gerçek bir malzeme bilimi araştırması gibi görünüyor. Bu, boş bir fincanın bile yeni bir şeyin başlangıcı olabileceğinin bir hatırlatıcısıdır.